Hikayesi
Yer: İzmir, Türkiye
Katılanlar: Onur – Akın
Etkinlik Hikâyesi:
NinethyNine buluşmaları her zaman büyük planlara ihtiyaç duymaz. Bazen en iyi günler, tamamen spontane başlayan ve akışına bırakılanlardır. Bu buluşma da tam olarak öyleydi.
Onur ve Akın, bu kez herhangi bir zorunluluk olmadan, sadece keyiflerine göre bir araya geldi. Günün nasıl geçeceği baştan belli değildi; kararlar anlık verildi, rota yolda çizildi.
İlk durak, klasik bir başlangıç oldu. Gündüz saatlerinde yapılan kahvaltıda çi börek tercih edildi. Uzun uzun oturulan bir masa, acele edilmeden edilen sohbetler ve günün geri kalanı için herhangi bir plan yapma gereği duymadan geçirilen bir başlangıç…
Kahvaltının ardından sahile geçildi. İzmir’in o tanıdık havasında kısa bir yürüyüş yapıldı. Ne belirli bir hedef vardı ne de yetişilecek bir yer. Sadece yürümek, konuşmak ve ortamın tadını çıkarmak yeterliydi. Arada verilen kahve molasıyla tempo biraz daha yavaşladı.
Günün ilerleyen saatlerinde rota bu kez değişti. Akşamüstü, yerini daha rahat bir ortama bıraktı ve iki arkadaş bira içmek için bir mekâna geçti. Sohbet burada da devam etti; konu değişti, ortam değişti ama muhabbet aynı kaldı.
Günün son durağı ise Onur’un evi oldu. Dışarıdaki hareketli akış, yerini daha sakin bir ortama bıraktı. Bir süre burada takıldılar, günün yorgunluğunu attılar. Bu anlardan biri de küçük bir espriyle ölümsüzleşti: Akın, Onur’un odasında çektiği selfie’yi “Onur’un Zindanı” notuyla gruba gönderdi. Günün en sade ama en akılda kalan anlarından biri olarak yerini aldı.
Akşam, geldiği gibi sade bir şekilde sona erdi. Ne büyük planlar vardı ne de abartılı anlar. Ama günün sonunda yine aynı şey kaldı: birlikte geçirilen zaman ve doğal akan bir dostluk.
NinethyNine için bazen en değerli buluşmalar, tam olarak böyle olanlar.