Hikayesi
Yer: İstanbul, Türkiye
Katılanlar: Yasin – Akın – Necati
Etkinlik Hikâyesi:
NinethyNine buluşmaları bazen sade başlar ama günün içinde kendi hikayesini yazmaya başlar. Bu buluşma da tam olarak böyle gelişti.
Her şey Yasin’in Ankara’dan İstanbul’a gelmesiyle başladı. Zaten İstanbul’da olan Akın ve Neco, bu fırsatı kaçırmadı ve kısa sürede bir buluşma planlandı. Sabah saatlerinde Taksim’de bir çay bahçesinde buluşan Akın ve Yasin, günün ilk anlarını sakin bir başlangıçla geçirdi.
Tek eksik vardı: Neco.
Onun gelişi ise günün ilk hikayesini yazdı. Önce otobüsü kaçırdı, ardından taksi bulamadı. Kısa süreli bir kaosun ardından çözümü Martı motor’da buldu. Küçük elektrikli motorla, kendi mini yolculuğunu yaparak sonunda ekibe katıldı.
Üçlü tamamlandıktan sonra rota İstiklal Caddesi oldu. Kalabalığın içinde yürürken sohbet, şakalar ve anlık duraklamalarla gün yavaş yavaş açıldı. Ardından kahvaltı için Simit Sarayı’na geçildi.
Bu noktada günün en unutulmaz anlarından biri yaşandı.
Neco’nun verdiği sipariş yalnızca masayı değil, kasayı da etkiledi. Sipariş hazırlanırken çalışanların bile kısa süreli bir duraksama yaşadığı, hatta “Bu da mı sizin?” sorusunun sorulduğu an, günün hafızalara kazınan detayı oldu. Üçlü içinse bu sadece “sağlam bir kahvaltıydı.”
Kahvaltının ardından tempo biraz değişti. Demirören AVM’ye geçildi ve vizyondan bir film seçildi. Günün bu kısmı daha sakin geçti. Film arasında çekilen fotoğraflar ise anı olarak kalmadı; aynı zamanda Discord profil fotoğraflarına dönüşerek günün küçük ama kalıcı detaylarından biri oldu.
Film sonrası rota Karaköy’e çevrildi. Yürüyerek yapılan bu geçişte sohbet hiç kesilmedi. İstanbul’un kalabalığı içinde ilerlerken gün artık tamamen akışına bırakılmıştı.
Karaköy’de verilen tatlı molası ise hikayenin ikinci perdesi gibiydi. Köşkeroğlu’nda verilen siparişlerde Akın ve Yasin klasik seçimler yaparken, Neco yine sınırları zorladı. Birkaç porsiyonla yetinmek yerine, kendi standardını koydu.
Bu anlar abartısız, doğal ama bir o kadar da unutulmazdı.
Günün sonlarına doğru tempo düştü. Bir çay evinde oturulup sohbet edildi. Günün yorgunluğu yerini sakin bir kapanışa bıraktı.
Akşam saatlerine doğru yollar ayrılmaya başladı. Neco ekipten ayrılırken, Akın ve Yasin günü biraz daha uzattı. Eyüp civarında, otogara yakın bir kafede son bir mola verildi. Yasin’in dönüş saatine kadar sohbet devam etti.
Sonrasında herkes kendi yoluna gitti.
Bu buluşmadan geriye büyük planlar ya da özel bir amaç kalmadı.
Ama zaten NinethyNine için önemli olan da bu değildi.
Akışında geçen bir gün, doğal anlar, ve anlatılacak bir hikaye.